Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, okullarda 6 Eylül’de yüz yüze eğitimin başlamasıyla henüz aşı olmamış öğretmen ve diğer personelin haftada en az 2 defa PCR testi yaptırmasını isteyeceklerini söyledi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da yüz yüze eğitim kapsamında zorunlu olarak istenecek PCR testlerinin devlet hastanelerinde ücretsiz yapılacağını açıkladı.
Bunun üzerine ‘zorunlu’ PCR testinin ücretli mi ücretsiz mi olması gerektiği tartışması, ‘Karar yasal mı değil mi? Kişiler PCR testine zorlanabilir mi?’ tartışmasına evrildi.
Dr. Aslan: Her tür kısıtlama anayasaya aykırıydı
Hürriyet’ten Fulya Soybaş’ın haberine göre İstanbul Üniversitesi Anayasa Hukuku Ana Bilim dalı öğretim üyesi Dr. Volkan Aslan, zorunlu PCR ya da zorunlu aşı uygulamalarının makul, anlaşılır ve hatta karşılaştırmalı örneklere uygun olduğunu ancak anayasaya aykırı olduğunu söyledi. Dr. Aslan, şu ifadeleri kullandı:
İçişleri Bakanlığı PCR testi zorunluluğuyla ilgili genelge yayımladı. Genelgede konser, tiyatro gibi etkinlikler ve uçak-otobüs yolculuklarında 6 Eylül’den itibaren PCR testi isteneceği belirtildi.
‘Genelge yeterli değil mi?’
“Genelge yeterli değil mi?” sorusuna ise, Dr. Aslan, şu yanıtı verdi:
‘Hukuk devletinden verilen her ödün salgın hastalıklar kadar tehlikeli olabilir’
‘Birçok konuda olduğu gibi işin hukuki boyutunu sonradan tartışıyoruz’
Avukat Mahir Işıkay ise konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
‘Bir zorunluluk varsa bunu kanun ile yapmak lazım’
Hukukçu, Dr. Rezan Epözdemir, ‘zorunlu’ PCR testi uygulamasının vücut bütünlüğüne bir müdahale olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bir zorunluluk varsa bunu kanun ile yapmak lazım. Genelge ile ‘zorunluluk’ olmaz. Nitekim anayasanın 19. maddesi ‘Tıbbi zorluklar ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz, rızası olmadan bilimsel- tıbbi deneylere tabii tutulamaz’ der. Eğer bu maddeye dokunmayı düşünüyorsanız o zaman 13. maddeyi hatırlayacaksınız; ‘Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması hakkın özüne dokunmayacak, ölçülülük ilkesi ile demokratik toplum düzeninin gereklilerine uygun şekilde kanun ile sınırlanabilir’ der. “
Anayasa mahkemesi de Avrupa İnsan Hakları mahkemesi de zorunlu PCR ve zorunlu aşı uygulamalarına ancak kanun ile yapılması halinde izin veriyor. Tüzük, yönetmelik, genel düzenleme ile yapılamaz. Bu nedenle zorunlu PCR yaptırmak istemeyenler idare mahkemesine iptal davası açacaklardır.”
“O halde parlamento neyi bekliyor? Kapsamlı bir kanun çıkarmak zor mu?” sorularına da Dr. Epözdemir “Neden bekliyorlar bilemiyorum ancak yapılabilir, çok zor değil. Sonuçta siyaset üstü bir mesele. Parlamentoda hemen hemen tüm partiler, kamu sağlığı ile alakalı olduğundan, ortak karar verecektir diye düşünüyorum” diye yanıt veriyor.
Kaynak : TR Sputnik



